Üniversite öğrencilerinde riskli davranışların yaygınlığı ve riskli davranışların madde kullanımı ile ilişkisi
Demet Havaceligi Atlam, Ebru Aldemir, A. Ender Altintoprak
Makale No: 2   Makale Türü:  Araştırma
Amaç: Genç yetişkinlik döneminde sıklıkla karşılaşılan riskli davranışların üniversite popülasyonundaki yaygınlığı ve madde kullanımı ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Yöntem: Kesitsel, web-tabanlı, öz bildirime dayalı çalışma, 53,003 öğrencisi olan bir devlet üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem sayısı için, Türkiye’deki üniversitelerde madde kullanımının en düşük prevelansına (%0.01-%0.6) göre güç analizi kullanılmıştır. Araştırma için 3,184 kişilik örneklem sayısı yeterli bulunmuştur. Bağımlılık Profil İndeksi Anketini tamamlayan 2,973 kişinin verileri değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde frekans testleri, Pearson ki-kare ve lojistik regresyon kullanılmıştır.

Bulgular: Araştırmaya 1,629 (%54.8) kadın ve 1,344 (%45.2) erkek katıldı. Kadınlarda intihar planı ya da girişimi ve kendine zarar verme davranışı (KZVD); erkeklerde çakı, bıçak, tabanca gibi silahları taşıma, kavga etme ve yaralanma, erken yaşta cinsel ilişki deneyimi, kondom kullanımı, sigara, alkol, enerji içeceği ve madde kullanımı anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p=0001). Sık intihar planı ve girişimi (11.3 kat), 15 yaşından önce cinsel ilişki deneyimi (16.6 kat) madde kullanımında daha riskli davranışlar olarak bulundu. Sigara, alkol ve enerji içeceği kullanım sıklığı arttıkça madde kullanımı riskinin de arttığı saptandı.

Sonuç: Gençlerde, risk alma davranışlarında cinsiyet faktörü ayırıcı özelliklerden biridir. Riskli davranışlar ve madde kullanımı arasındaki ilişki, bir riskli davranışın başka bir riskli davranışa yol açabileceğini düşündürür. Bu nedenle, riskli davranışlarda bulunan genç yetişkinlerde madde kullanımının, madde kullanım sorunu ile gelen genç yetişkinlerde de diğer riskli davranışların değerlendirilmesi gerekir.
Anahtar Kelimeler: Riskli davranışlar, madde kullanımı, üniversite öğrencileri
Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi: 2017;30:287-298
Tüm Metin:

GİRİŞ

Gençlik, sosyal ve kişisel değişime dayalı güçlüklerin yaşandığı bir dönem olmasının yanında bireyin kimlik gelişimi açısından da önem taşımaktadır (1). Dryfoods’a göre (1990), genç yetişkinlikte kendini tanıma, kendi kişisel değerlerini oluşturma, problem çözme, karar verme, duygusal olarak bağımsızlığını kazanma gibi yetişkinliğe geçişe özgü değişim, stres kaynağı oluşturabilmekte ve riskli davranışlara eğilime yol açabilmektedir (1). Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, bu dönemde üreme sağlığı sorunları, madde kullanımı, beslenme bozuklukları, ruhsal sorunlar ve riskli davranışlar sıklıkla görülür (2,3).

Kaynağını daha çok ergenlik dönemine özgü özelliklerden alan riskli davranışlar, kişinin yaşamının diğer dönemlerinde de sorun olabilecek ve sorumluluk sahibi yetişkin olmalarını engelleyecek özellikler taşır (4,5). Bu davranışlar, Jessor (1998) tarafından kişisel, sosyal veya gelişimsel olarak istenmeyen sonuçlara neden olan ve yaşamı tehdit eden ya da sağlığa zararlı davranışlar olarak tanımlanır (1), bunlara heyecan arayıcı, fiziksel cesaret gerektiren ya da kuralların ihlalini beraberinde getiren ciddi zarar verici ve hatta ölüme götüren sonuçlar doğurabilen eylemler de dahildir (5,6).

Riskli davranışlar, trafik, cinsellik, madde kullanımı ve sporla ilgili olmak üzere dört farklı grupta toplanır (6). Suç işleme, sigara içme, alkol veya madde kullanımı, enerji içeceği kullanımı, kendine zarar verme davranışı (KZVD), intihar girişimi, riskli (alkollü, kemersiz, hızlı, ehliyetsiz) araç kullanma, erken yaşta cinsellik yaşama, korunmasız cinsel ilişkiye girme, evden veya okuldan kaçma, okulu bırakma, derslere ilgisizlik, sağlıksız yeme davranışları, diyet yapma ve hareketsiz yaşam riskli davranışlar arasında sayılır (1,4,7-9). Dünyada genellikle 13-19, ülkemizde ise 16-20 yaşlarında sıklıkla görülen KZVD, olumsuz duygulardan kaçmak ya da duygusal stres faktörleri ile baş etmenin bir yolu olarak kişinin yaşamını sonlandırma niyetinin olmadığı, kendine yönelik yıkıcı davranışlar olarak tanımlanır (10-12). Gerek KZVD gerekse intihara yönelik yapılan çalışmalar, özellikle gençlerin yüksek risk grubunda olduğunu gösterir (13). Ülkemizde, intihar girişimi nedeniyle özellikle acil servise olan başvuranların çoğunluğunun 16-24 yaş aralığında olması da önemli bir bulgu olarak karşımıza çıkar (13-15). Riskli davranışlara yönelik araştırmalar, genç kadınlarda KZVD ve intihar girişiminin, erkeklerde ise madde kullanımı, şiddet, erken yaşta cinsel etkinlik ve intiharın daha sık görüldüğünü göstermektedir (4,13,16-20). Üniversite örneklemine yönelik gerçekleştirilen araştırmalarda, riskli cinsel davranışlar, özellikle de kondom kullanmadan gerçekleştirilen korunmasız cinsel ilişki üzerinde durulmaktadır (21-24). Korunmasız cinsel ilişkinin yanı sıra çok sayıda partner ile cinsel deneyim yaşama, para karşılığında birlikte olma, cinsel ilişki sırasında ya da öncesinde alkol ya da yasadışı madde kullanımı da diğer riskli cinsel davranışlar olarak değerlendirilmektedir (24-27).

Riskli sağlık davranışları kapsamında yer alan sigara, alkol, enerji içeceği ve madde kullanımında arkadaş çevresi, kilit faktörlerden biridir. Çünkü bu maddeler, bireyin arkadaş çevresi tarafından önerilebilmekte ve akranlardaki madde kullanımı, gerek gruba olan aidiyet duygusunun etkisiyle gerekse akran baskısının neticesinde kişinin de madde kullanımına yol açabilmektedir (28,29). Özellikle ergenlik döneminde denenen sigara ve alkol, sonraki yıllarda esrar ve diğer maddelere doğru geçişe yol açarak yasadışı maddelere olan eğilimi arttırabilir (29). Bu noktada, üniversite yılları, farklı madde deneyimlerinin görüldüğü bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Gençler tarafından sıklıkla tercih edilen enerji içeceklerinin kullanımı da, aşırı alkol kullanımı ve madde kullanımı açısından risk oluşturmakta (7,30) ve bağımlılık yapan ilaçlar gibi dopamin, serotonin, noradrenalin ve adrenalinin fazla miktarda salınımına ve uzamış etki göstermelerine neden olmaktadır (31).

Riskli davranışların bireylerde toplanma eğilimi gösterdiği, bir riskli davranışı olan gencin başka riskli davranışlara da yatkınlık gösterdiği bildirilmektedir (4). Bu ilişkiyi destekleyen araştırmalara göre, yasadışı madde kullanımı ile riskli sağlık davranışları, cinsel davranışlar (32-34), araç kullanımı (35), riskli finansal davranışlar ve kumar oynama (36-38), kavgaya karışma ve yaralanma, kesici ve delici aletleri taşıma (39-41) arasında ilişki bulunmaktadır.

Son yıllarda, üniversite öğrencilerinde riskli davranışlarda bulunma ve madde kullanımında artış gözlenmektedir. Bu çalışmada amaç, üniversite öğrencilerinde riskli davranışların yaygınlığının ve riskli davranışların madde kullanımı ile ilişkisinin değerlendirilmesidir. Bu çalışmanın temel hipotezi; intihar girişimi, KZVD, kesici ve delici alet taşıma, kavga etme ve kavgaya bağlı yaralanma, erken yaşta cinsel ilişki ve korunmasız cinsel ilişki gibi risk alma davranışları ile madde kullanımı arasında ilişki olduğudur.

YÖNTEM

Çalışma kapsamında olan yasadışı maddelerin yaygınlığına göre hesaplanma yapılmış, kullanım yaygınlığı en düşük olan maddelerin (eroin, kokain, ekstazi, uçucu vb.) Türkiye’de üniversitelerde yapılan çalışmalardaki (9,42) yaygınlığına göre (%0.01-%0.6) örneklemin hesaplanmasında güç analizinden faydalanılmıştır. Buna göre, 53,003 üniversite öğrenci evreni için %95 güven aralığı ±0.03 sapma miktarıyla 3,184 kişilik örneklem sayısı yeterli bulunmuştur. Ankete bir yıl boyunca katılan 17-35 yaş aralığındaki 4,307 kişi değerlendirmeye alınmıştır. Var olmayan bir madde olan “relaktin” güvenirlik sorusu olarak belirlenmiştir. “Relaktin” kullanımına evet diyen 325 kişi değerlendirmeden çıkarılmış ve 3,982 kişilik örneklem ele alınmış, tüm soruları tamamlayan 2,973 kişinin bulgularına yer verilmiştir.

Ölçekler

Demografik veri formu, cinsiyet, yaş, okul bilgileri, okul başarısı, aile bilgileri, kimlerle yaşadığı, ekonomik durumu gibi demografik bilgileri içermektedir.

Bağımlılık Profil İndeksi Kısa Formu (BAPİ-Kısa): Ögel ve arkadaşları (43) tarafından hazırlanan Bağımlılık Profil İndeksi (BAPİ) Kısa Formu, sigara, alkol, madde kullanım sıklığı, erken cinsel etkinlik, intihar girişimi, fiziksel kavga, kavga sonucu yaralanma, vücuda faça atma, zarar verme, bıçak, silah vb. taşıma, sağlıksız yaşam ve sağlıksız internet kullanımı gibi riskli davranışları ve depresyon, öfke, anksiyete, dürtüsellik, heyecan arama davranışı gibi ruhsal değerlendirmeye dayalı soruları içermektedir. Ölçeğin Cronbach alfa katsayısı 0.89’dur. Madde-toplam puan korelasyon katsayıları 0.49-0.70 arasında saptanmıştır. Açıklayıcı faktör analizinde 2 faktör elde edilmiştir ve toplam varyansın %60.3’ünü açıklamaktadır. Bağımlılık tanı ölçütleri ve şiddetli istek soruları birinci faktörde, yaşama etki ve motivasyon diğer faktör altında toplanmıştır. BAPİ-Kısa ile BAPİ arasında korelasyon katsayısı 0.96; AUDIT arasındaki korelasyon katsayısı 0.82; CAGE arasındaki korelasyon katsayısı 0.76 bulunmuştur. Tüm korelasyonlar istatiksel olarak p<0.05 düzeyinde anlamlıdır.

Uygulama

Çalışma ile ilgili Etik Kurul Kararı 2037 no ile alınmıştır. Anket, üniversitenin veri tabanına konularak web-tabanlı gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesinde, tüm kurumlara resmi yazı gönderilmiş, ankete katılımın teşvik edilmesi için afişler düzenlenmiş ve üniversitenin çeşitli yerlerine asılmış; anket, üniversite ve kurumların web sitelerinde ve sosyal paylaşım sitelerinde duyurulmuştur. İnternet üzerinden düzenlenen anket, gönüllülüğe dayalıdır. Katılımcılardan ad, soyad, öğrenci no vb. kişisel bilgiler alınmamıştır. Anket, herhangi bir soru işaretlenmeden diğerine geçilemeyecek şekilde düzenlenmiştir, kişiler diledikleri zaman uygulamadan çekilmiştir.

İstatistiksel Analiz

Analizlerde frekans, Pearson ki-kare testi ve regresyon testleri kullanılmıştır. Kategorik verileri değerlendirmek ve gruplar arası farkları belirlemek için Pearson ki-kare testi uygulanmıştır. Analiz aşamasında dörtlü, beşli likert tipi olan cevaplar değerlendirmeyi kolaylaştırmak için ikili ve üçlü hale getirilerek analize sokulmuştur. Araştırma kapsamında öğrencilere sorulan tüm maddeler (sakinleştirici hap, esrar, ekstazi, eroin, kokain, uyuşturucu hap, uçucu madde) birleştirilerek madde deneyimi olarak değerlendirilmiştir. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken olan madde kullanımına etkisinde logistik regresyon testinden yararlanılmıştır. Madde kullanımında her riskli davranışın ayrı etkisi için, enter yöntemiyle İkili Lojistik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık derecesi olarak p<0.05 seçilmiştir.

BULGULAR

Sosyodemografik Bulgular

Araştırmaya katılan, yaş ortalaması 21.8±2.9 (min:17, max:35) olan öğrencilerin 1,629’u kadın (%54.8) ve 1,344’ü erkekti (%45.2). Katılımcıların %78.8’i (n=2343) fakülteleri, %6.1’i (n=181) yüksekokulları, %8.9’u (n=264) meslek yüksek okulları ve %6.2’si (n=185) enstitüleri temsil ediyordu. Öğrencilerin %15’i (n=445) hazırlık sınıfı, %25.9’u (n=770) 1.sınıf, %20.3’ü (n=604) 2.sınıf, %13.9’u (n=413) 3.sınıf, %13.5’i (n=402) 4.5.6.sınıflar ve %8.8’i (n=262) yüksek lisans ve doktora seviyelerini içermekteydi. Katılımcıların %84’ü anne ve babasının birlikte olduğunu, %9.9’u ailesinde boşanmanın gerçekleştiğini, %6.1’i ebeveyn kaybı yaşadığını bildirdi. Katılımcıların %39.2’si ailesinin yanında, %2.2’si akrabasının yanında, %34.5’i evde yalnız, arkadaşları ya da sevgilisiyle birlikte yaşadığını, %22’si yurtta kaldığını, %2’si de diğer koşullarda yaşadığını belirtti.

Riskli Davranışların Yaygınlığı

Cinsiyete göre riskli davranışlar değerlendirildiğinde, kadınlarda, intihar planı ve girişimi (χ2=18.335; p=0.0001) ve KZVD (χ2=15.887; p=0.0001); erkeklerde, bıçak, çakı, silah vb. kesici ve delici aletleri taşıma (χ2=37.993; p=0.0001), son 1 yıl içinde kavga etme (χ2=85.706; p=0.0001) ve kavga sonucunda yaralanma (χ2=35.594; p=0.0001), erken yaşta cinsel ilişki deneyimi (χ2=374.746; p=0.0001) anlamlı düzeyde daha yaygın bulundu (p<0.001). Cinsel ilişkide korunma yöntemi ile cinsiyet faktörü arasında ilişki saptanmış olup (χ2=74.070; p=0.0001); kondom kullanımı erkekler tarafından, doğum kontrol hapı ve geri çekme metodu kadınlar tarafından daha çok bildirildi (Tablo 1).

Öğrencilerde yaşam boyu en az bir kez sigara %54.3, alkol %62.4, enerji içeceği %31.9 ve madde deneyimi (reçete dışı kullanılan sakinleştirici hap, esrar, ekstazi, eroin, kokain, uyuşturucu hap, uçucu maddeler) %27.2 olarak bulundu, bu deneyim 1-5 kez madde deneme (%19.6, n=584), 5’den fazla kullanım (%7.6, n=225) olarak madde kullanım sıklığına göre gruplandırıldı. Cinsiyete göre, sigara (χ2=106.410; p=0.0001), alkol (χ2=116.593; p=0.0001), enerji içeceği (χ2=147.024; p=0.0001) ve madde kullanım sıklığı (χ2=69.589; p=0.0001) arasında anlamlı farklılık bulundu (Tablo 1).

Riskli Davranışlar ve Madde Kullanımı İlişkisi

Araştırmada, riskli davranışların yaygınlığı ve sıklığının madde kullanımına etkisi incelenmiştir. Değerlendirme, maddeyi hiç kullanmayan (n=2164) ve maddeyi kullanan (5’ten fazla deneyen) (n=225) gruplar arasında yapıldı. Madde kullanımına her riskli davranışın ayrı etkisi için logistik regresyon analizi kullanıldı. İntiharı sıklıkla planlama ya da denemenin, KZVD’nın, kesici ve delici aletleri taşımanın, son 1 yılda fiziksel kavgada bulunma veya buna bağlı yaralanmanın madde kullanım riskini arttırdığı görülmektedir (Tablo 2). Cinsel ilişki deneyiminde, 15 yaş öncesi, 15-18 yaş aralığı ve 18 yaş sonrası ilişki yaşamanın; cinsel ilişkide geri çekme tekniği (etkin olmayan korunma yöntemi), kondom ya da doğum kontrol hapı kullanımı (etkin korunma yöntemleri) ve ilişkide herhangi bir korunma yöntemi kullanmamanın hiç cinsel ilişki yaşamayana göre madde kullanma riskini daha çok arttırdığı sonucuna ulaşıldı. Sigara, alkol ve enerji içeceği kullanım sıklığı arttıkça madde kullanımının da arttığı bulundu (Tablo 2). Tablo 2’ye göre intiharı sıklıkla planlayanlarda, 18 yaşından önce cinsel ilişki yaşayanlarda, cinsel ilişkide geri çekme metodunu kullananlarda, her gün sigara içenlerde, haftada 1-5 kez ve her gün alkol kullananlarda, haftada 1-7 kez enerji içeceği tüketenlerde madde kullanımı 8 katın üzerinde çıkmıştır.

TARTIŞMA

Bulgularımız, İzmir’de üniversite öğrencilerinde intihar girişimi, kesici ve delici alet taşıma, sigara, alkol, madde kullanımı, korunmasız cinsel ilişkinin ülkemizde yapılan diğer çalışmalara kıyasla daha yaygın olduğunu ve riskli davranışlar ile madde kullanımının ilişkili olduğunu göstermektedir.

Riskli Davranışların Yaygınlığı

Araştırmamızda, üniversite öğrencilerinde intihar planı veya girişimi (%24.8), ülkemizde yapılan diğer çalışmalardan elde edilen sonuçlardan (intihar düşüncesi %11.4-%42, girişimi %5.5-%7) daha yüksek bulunmuştur (13,44,45). Farklı ülkelerde yapılan çalışmalarda ise intihar düşüncesi yaygınlığı %24, intihar girişimi yaygınlığı %5-%18 aralığında değişmektedir (11,46-49). Bulgularımız her ne kadar Türkiye’deki diğer üniversitelerden daha yaygın olsa da, intihar düşüncesi, planı veya girişimlerinin farklı kavramlar olduğu ve iki farklı kavram olan intihar planı ve girişiminin aynı soruda sorulmasının sonuçları etkilemiş olabileceği düşünülmektedir. Örneklemimizde KZVD’nın yaygınlığının (%15.4), 2011 yılında yapılan bir başka çalışma ile aynı yüzdeye sahip olması tutarlı bir sonuca ulaşıldığını göstermektedir (45). Farklı ülkelerde yapılan çalışmalarda ise KZVD’nın genellikle daha yaygın olduğu saptanmış olup özellikle, Amerika Birleşik Devletleri’nde %69, Kanada’da %41, Avustralya’da %47, Endonezya’da %32.7 gibi yüksek bir yüzdeye kadar çıktığı, İngiltere (%14), İtalya (%21), Almanya (%6) gibi Avrupa ülkelerinde ise daha düşük olduğu gözlenmektedir (11,49). Ülkelerdeki bu farklılık, ülkelerin hukuksal düzenlemeleri, sosyo-kültürel alt yapısı, kendine zarar vermeye dayalı toplumsal kabulü ve dini inancındaki farklılıklardan kaynaklı olabilir. Araştırmamızda, kadınlarda intihar girişimi ve KZVD’nın yüksek bulunması, kültürel farklılıklar yaklaşımı ve birçok çalışma ile uyumludur (49-53); ancak cinsiyet açısından fark saptanmadığına yönelik bazı çalışmalar da mevcuttur (13,45). Literatürde, cinsiyete dayalı farklı sonuçların elde edilmesi, araştırma yönteminden kaynaklanabilir. Kadınlarda genellikle intihar girişimimin, erkeklerde ise tamamlanmış intiharın daha yüksek bulunmasının nedeni, tercih edilen intihar yöntemine bağlanabilir. Kadınların genellikle ilaç içerek, erkeklerin ise ateşli silahları tercih ederek girişimde bulunması, intiharla ilgili sonuçları etkilemektedir (53).

Araştırmamızda üniversite öğrencilerinin bıçak, çakı, tabanca gibi kesici ve delici aletleri taşımasının (%13.7), ülkemizde üniversite popülasyonuna yönelik yapılan diğer çalışmalara (%7.9-%11.1) göre daha yaygın bulunması, bu davranışın öğrenciler arasında gittikçe arttığını göstermektedir (54,55). Literatürle uyumlu olarak, öğrencilerde kesici delici alet taşıma, kavga etme ve buna bağlı yaralanmanın erkeklerde kadınlara göre daha yaygın bulunması (40,54,56,57), erkeklerden beklenen cesur, güçlü, savaşçı olmaya dayalı toplumsal cinsiyet rollerinin bir sonucu olarak açıklanabilir.

Ülkemizde, üniversite yıllarında cinsel ilişki deneyimi artmakla beraber, üniversite öğrencilerinde korunma yöntemleri ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) konusunda yeterli bilginin olmadığı görülmektedir (58,59). Bu durum cinsel yaşama daha çok katılan, ama etkin korunma yöntemlerini kullanmayan bir gençliği ve riskli durumları da beraberinde getirmektedir. Araştırmamızda, korunmasız cinsel ilişki yaygınlığı (geri çekme tekniği ve herhangi bir korunma yönteminin olmaması) %34.4 olarak saptanmıştır. Bu oran, konuyla ilgili Türkiye’deki diğer çalışma sonuçlarına (%18.9-%27.4) kıyasla yüksek, yurtdışındaki çalışma sonuçları (%34-%48) ile benzerdir (21-24,26,58-60). Bu bulgu, üzerinde durulması gereken önemli sonuçlardan biridir. Ülkemizde üniversite öğrencilerinde, korunma yöntemleri konusunda bilgi, deneyimin yetersizliği ve gerekli tutumun gösterilmemesi genç yaşta hamilelik, HIV ve CYBH karşılaşma riskini de arttırmaktadır. Dünyada HIV bulaşanların yarısı ve CYBH vakalarının üçte biri 25 yaşın altındaki gençlerden oluştuğu için üniversite öğrencileri, üzerinden durulması gereken önemli popülasyonlardan biridir (61). Cinsel açıdan risk alınan önemli bir davranış da erken yaşta cinsel ilişki deneyimidir. Araştırmamızda, 15 yaşından önce yaşanan cinsel ilişki deneyimi (%1.5) ile yurtdışında yapılan bir çalışmadan elde edilen bulgu (%40.6) arasındaki farkın, ülkemizin kültürel değerleri ve cinsel deneyime yönelik bakış açısından kaynaklandığı düşünülmektedir (62). Ülkemizde, cinselliğin tabu olarak kabul edilmesi, çoğu zaman konuşulmayan, göz ardı edilen bir unsur olması, bekarete yönelik vurgunun halen önemini koruması, cinsellik konusunda toplum ve aile baskısı, hamile kalma/bırakma korkusu, CYBH ve dini inançlardan dolayı, genç yaşta cinsel ilişki yaşamaktan kaçınılmaktadır (58,63).

Çalışmamızda yaşam boyu sigara deneyimi ve alkol deneyiminin İzmir’de üniversite öğrencilerine yönelik yapılan diğer araştırma sonuçlarına (sigara kullanımı %29.1-%43.3, alkol kullanımı %47.9-%55.6) kıyasla daha yüksek bulunması bu konudaki koruyucu önlemlerin arttırılması gerektiğini göstermektedir (64-66). Bunun yanı sıra, enerji içeceği kullanımının (%31.9) ülkemizde (%55-%59.9) ve diğer ülkelerde yapılan çalışmalardan (%65-%68) daha düşük çıkması olumlu bir durum gibi görülse de enerji içecekleri konusunda sorun yaşanmadığı anlamına gelmemelidir (30,67-69). Çünkü ülkemizde yapılan bir başka araştırmaya göre, enerji içeceği kullanımı %55 olmasına rağmen, enerji içeceği hakkında yeterli bilgi sahibi olmayanların %73 olduğu dikkat çekmekte ve bu durum da bilinçsiz kullanıma işaret etmektedir (67). Bu bilinçsiz kullanımın da ileride sorun oluşturma ihtimali üzerinde durmak gerekir. Çünkü, enerji içeceklerinin pazarlanma stratejilerinde gençlerin hedef alınması, fiziksel dayanıklılığın, cinsel cesaretin ve extreme sporlarının vurgulanmasından ötürü gençler arasında kullanımının gittikçe artması beklenmektedir (69,70).

Ülkemizde, üniversite öğrencilerinde madde deneyimi 1990-2003 yıllarında %6-%8.6 (71-74), 2004-2009 yıllarında %3-%9.2 (42,55,75,76), 2010-2015 yıllarında %4.7-%13.6 olarak bulunmuş olup kullanımın her geçen yıl arttığı görülmektedir (3,65,68,77,78). Bunun yanı sıra, çalışmamızda, madde deneyiminin yüksek bir yüzdeye sahip olduğu görülmektedir. Bu farklılık, araştırma yöntemlerinin ve madde kullanım yaygınlığını değerlendiren ölçeklerin farklılığından ve çalışmamızda kullanım sorununa yol açacak sakinleştiricilerin reçete dışı kullanımının da madde kullanımı olarak değerlendirilmesinden kaynaklanıyor olabilir. Bunun yanı sıra, Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzlem Merkezi (TUBİM) 2013 yılı Raporu’na göre, Marmara ve Ege bölgelerinin esrar olaylarının en yaygın geliştiği yerler olması ve 2011 yılı verilerine göre de İzmir’de 33,500 problemli esrar kullanıcısının rapor edilmesi, bu durumu destekler niteliktedir (79). Araştırmamızda erkeklerde sigara, alkol, enerji içeceği ve madde deneyiminin kadınlara göre anlamlı düzeyde daha yaygın olduğu ve madde kullanımında cinsiyet faktörünün rolünün literatürde yapılan diğer çalışmalarla uyumluluk gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır (3,5,39,66,77,80,81). Bunun yanı sıra araştırmamızda, kadın ve erkeklerin madde denemelerinin (1-5 kez deneme) yakın olduğu, farkın ise düzenli kullanıma (5’ten fazla deneme) dayalı olduğu görülmektedir. Bu durum, erkeklerin düzenli madde kullanımı konusunda daha çok risk altında olduğunu göstermesinin yanı sıra kadınların da her geçen gün madde konusundaki meraklarının ve deneyimlerinin arttığını işaret etmektedir.

Riskli Davranışlar ve Madde Kullanımı İlişkisi

Çalışmamızda, sık intihar planı, girişimi veya KZVD olanlarda madde kullanım riskinin arttığı bulgusu, intihar planı veya girişimi, KZVD ile madde kullanımı arasındaki ilişkiyi ortaya koyar niteliktedir. İlaç ve madde kullanımının intihar düşüncesi ve girişiminde nedensel bir rolü olduğu (82); KZVD’nın temelinde ruhsal hastalıkların ve madde kullanımının yattığı da sıklıkla belirtilmektedir (12,83,84). Araştırmamızda fiziksel kavgada bulunanlarda, kesici ve delici alet taşıyanlarda madde kullanım riskinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Amerika’da yapılan çalışmalarda, kampüste tabanca taşıma ile madde kullanımı ve satışı ile ilgili suç işleme arasında güçlü bir ilişki olduğuna yönelik sonuçlar elde edilmiştir (40,57). Şiddet ve suçun erken yaşlarda başlaması, ileriki yaşlarda madde kullanımı için risk oluşturabilmektedir.

Çalışmamızda erken yaşta cinsel deneyim yaşamanın madde kullanım riskini 16.6 kat arttırdığı ve bu deneyimi yaşayanlarda madde kullanımının %37.9 gibi yüksek bir yüzdeye sahip olduğu görülmektedir. Bu durum, riskli cinsel davranış ile madde kullanımı arasındaki ilişkiyi doğrular bir sonuçtur. Madde kullanımı ile riskli cinsel davranış arasında ilişkinin yanı sıra (60,85,86), cinsel aktivite öncesinde ya da sırasında alkol ya da madde kullanımının riskli cinsel davranış olarak değerlendirildiği ve buna bağlı bir birlikteliğin korunmasız cinsel aktiviteye yol açabileceği de ileri sürülmektedir (24,26). Son yıllarda Afrika’da esrar kullanımının arttığı bunun da riskli cinsel davranışlar ile ilişkisi olduğuna yönelik görüşler de vardır (32).

Araştırmamızda, sigara, alkol ve enerji içeceği kullanım sıklığı arttıkça madde kullanım riskinin arttığı saptanmıştır. Yapılan çalışmalarda, düzenli sigara kullanımı ve riskli (aşırı) alkol kullanımının bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı açısından risk oluşturduğu hatta çoklu madde kullanımına yol açabileceği bildirilmiştir (42,87,88). Bununla beraber, enerji içeceği kullananlarda sigara, alkol, esrar, amfetamin kullanımının daha yüksek olduğuna yönelik bir çalışma da bulunmaktadır (7).

Sonuç olarak, ülkemizde, üniversite öğrencilerinde, intihar girişimi, kesici ve delici alet taşıma, sigara, alkol, madde kullanımı, korunmasız cinsel ilişki gibi risk alma davranışlarının her geçen yıl arttığı görülmektedir. Bazı risk alma davranışlarında cinsiyet faktörü, ayırıcı özelliğini hala korumaktadır. Özellikle KZVD ve intihar girişiminin kadınlarda daha yaygın olduğu göze çarpmıştır. Önemli sonuçlardan biri de, riskli davranışların sıklığı arttıkça maddeyi deneme ve kullanma riskinin daha da arttığının saptanmasıdır. Özellikle intiharı sıklıkla planlayanlarda, 18 yaşından önce cinsel ilişki yaşayanlarda, korunmasız cinsel ilişki yaşayanlarda, her gün sigara, haftada 1-7 kez alkol ve enerji içeceği kullananlarda madde kullanımının belirgin düzeyde daha yüksek bulunması, bu davranışları sergileyen kişilerde madde kullanımına yönelik riskin arttığını göstermektedir. Riskli davranışlar ve madde kullanımı arasındaki ilişki, bir riskli davranışı gösterenin diğer riskli davranışlara yatkın olabileceği düşüncesini desteklemektedir. Bu nedenle, riskli davranışlarda bulunan gençlerde madde kullanımı, madde kullanım sorunu ile gelenlerde de diğer riskli davranışların sorgulanması çok önemlidir.

Araştırmanın güçlü yanlarından biri araştırma yönteminin iyi planlanmış olmasıdır. Üniversiteyi temsil eden İzmir merkez ve çevre ilçelerindeki fakülte, enstitü, yüksekokul, meslek yüksekokulu gibi tüm birimlerdeki ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenciler çalışma kapsamına alınarak çalışma evreni geniş tutulmuştur. Uygulamanın internet üzerinden yapılması, gençlerin çalışmaya katılımını arttırmıştır. Sanal ortamın gençler tarafından daha anonim olarak değerlendirileceği düşünülmüş ve bu metot ile okula devam etmeyen kesime de ulaşılmıştır. Ek olarak, araştırmada, var olmayan bir madde olan “relaktin” güvenirlik sorusu sorularak, bu maddeyi denediğini belirten 325 kişinin çalışmadan çıkarılması, daha sağlıklı bulgular elde edilmesini sağlayarak çalışmanın güvenirliğini arttırmıştır. Ayrıca uygulamada, soru atlanmasına izin verilmeyen bir sistemin kurulmuş, bu yol ile veri kaybının önlenmesi sağlanmıştır.

Bu araştırmanın kısıtlılıklarından biri, riskli davranışlar ile ilgili daha ayrıntılı bilgi alınamamış olmasıdır. Özellikle, her riskli davranışa başlama yaşlarının sorulması ve değerlendirilmesinin, riskli davranışlar ve madde kullanımı arasındaki çift yönlü ilişkiye dair karışıklığı gidereceği düşünülmüştür. Ayrıca bu ilişkinin yönünün tespit edilmeye yönelik kohort tipi çalışmaların yapılması, benzeri çalışmaların gücünü arttıracaktır. Bir diğer kısıtlılık, özbildirime dayalı veriler üzerinde analiz yapılmış olmasıdır. Bu durumun eksik beyan nedeniyle yetersiz değerlendirmeye neden olabileceği düşünülmektedir. Ek olarak, örneklemimiz İzmir’deki bir üniversitenin öğrencilerini kapsamaktadır. Farklı bölgelerde, farklı üniversitelerin çalışmaya dahil edilmesi Türkiye’ye genellenebilirliğini arttıracaktır.

Teşekkür: Genciz Projesi kapsamında, araştırma fikri ve yöntemine yaptığı katkılardan dolayı Prof. Dr. Kültegin Ögel’e teşekkür ederiz.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması beyan etmemişlerdir.

Finansal destek: Yazarlar finansal destek beyan etmemişlerdir.

KAYNAKLAR

1.Gençtanırım D. Riskli davranışlar ölçeği üniversite formu: geçerlik ve güvenirlik çalışmaları. Eğitimde ve Psikolojide Ölçme ve Değerlendirme Dergisi 2014; 5:24-34. [CrossRef]



2.Şimşek Z, Koruk İ, Altındağ A. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Fen-Edebiyat Fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin riskli sağlık davranışları. Toplum Hekimliği Bülteni 2007; 26:19-24.



3.Turhan E, İnandı T, Özer C, Akoglu S. Üniversite öğrencilerinde madde kullanımı, şiddet ve bazı psikolojik özellikler. Türkiye Halk Sağlığı Dergisi 2011; 9:33-44. [CrossRef]



4.Aras Ş, Günay T, Özan S, Orçın E. İzmir ilinde lise öğrencilerinin riskli davranışları. Anadolu Psikiyatri Derg 2007; 8:186-196.



5.Fırat S, Yoldaşcan E, Çot DA, Dağlıoğlu N, Gülmen MK. Üniversite öğrencilerinde risk alma davranışları ve etkileyen faktörlerin incelenmesi. Adli Tıp Bülteni 2016; 21:172-176. [CrossRef]

6.Arıkan G, Tacoğlu T, Erdoğan S. Ankara, Toronto ve Priştina’daki üniversite öğrencilerinin risk alma davranışları açısından karşılaştırılması. Bilig 2011; 56:1-24.



7.Buchanan J, Ickes M. Energy drink consumption and its relationship to risky behavior in college students. Calif J Health Promot 2015; 13:38-48.

8.Kara B, Hatun Ş, Aydoğan M, Babaoğlu K, Gökalp AS. Kocaeli ilindeki lise öğrencilerinde sağlık açısından riskli davranışların değerlendirilmesi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2003; 46:30-37.



9.İlhan T. Üniversite öğrencilerinde yaşam amaçları ve madde kullanımı Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 2013; 6:183-196.



10.Sansone RA, Sansone LA. Measuring self-harm behavior with the self-harm inventory. Psychiatry (Edgmont) 2010; 7:16-20.



11.Walt FVD. Self-harming behaviour among university students: a South African case study. J Psychol Afr 2016; 26:508-512.



12.Akdemir D, Zeki A, Ünal DY, Kara M, Çetin FÇ. Kendine zarar verme davranışı olan ergenlerde psikiyatrik belirtiler, kimlik karmaşası ve benlik saygısı. Anadolu Psikiyatri Derg 2013; 14:69-76. [CrossRef]



13.Gürkan B, Dirik G. Üniversite öğrencilerinde intihar düşünce ve davranışları ile ilişkili faktörler : yaşamı sürdürme nedenleri ve baş etme yolları. Türk Psikoloji Yazıları 2009; 12:58-69.



14.Evren H. Trakya Üniversitesi öğrencilerinin riskli sağlık davranışları ve sağlık hizmeti kullanımı. Yüksek Lisans Tezi, Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Edirne, 2008.



15.Yiğit Ö, Söyüncü S, Berk Y. Kimler intihar girişiminde bulunuyor? Bir acil servisin deneyimleri. New Symposium 2010; 48:122-128.



16.Aldrich RS. Suicide prevention: college students’ intention to intervene. Arch Suicide Res 2017; 21:403-412. [CrossRef]



17.Welch SS. A review of the literature on the epidemiology of parasuicide in the general population. Psychiatr Serv 2001; 52:368-375. [CrossRef]



18.Kaplan HI, Sadock BJ. Kaplan and Sadock’s synopsis of psychiatry: behavioral sciences/clinical psychiatry, 8th ed. Baltimore: Lipponcott Williams and Wilkins Co., 1998.



19.Hunt J, Eisenberg D. Mental health problems and help-seeking behavior among college students. J Adolesc Health 2010; 46:3-10. [CrossRef]



20.Öksüz EE, Bilge F. Üniversite öğrencilerinin intihar olasılıklarının incelenmesi. Eğitim ve Bilim Dergisi 2014; 39:407-420.



21.Sun X, Liu X, Shi Y, Wang Y, Wang P, Chang C. Determinants of risky sexual behavior and condom use among college students in China. AIDS Care 2013; 25:775-783. [CrossRef]

22.Huang J, Bova C, Fennie KP, Rogers A, Williams AB. Knowledge, attitudes, behaviors, and perceptions of risk related to HIV/AIDS among Chinese university students in Hunan, China. AIDS Patient Care STDS 2005; 19:769-777. [CrossRef]



23.Tilahun D, Assefa T, Belachew T. Knowledge, attitude and practice of emergency contraceptives among Adama University female students. Ethiop J Health Sci 2010; 20:195-202.



24.Mavhandu-Mudzusi AH, Asgedom TT. The prevalence of risky sexual behaviours amongst undergraduate students in Jigjiga University, Ethiopia. Health SA Gesondheid 2016; 21:179-186. [CrossRef]



25.Kann L, Kinchen S, Shanklin SL, Flint KH, Hawkins J, Harris WA, Lowry R, Olsen EO, McManus T, Chyen D, Whittle L, Taylor E, Demissie Z, Brener N, Thornton J, Moore J, Zaza S; Centers for Disease Control and Prevention (CDC). MMWR Suppl. Youth risk behaviour surveillance- United States, 2013. 2014; 63:1-168.



26.Born KM, Wolvaardt L, Mcintosh E. Risky sexual behaviour of university students: perceptions and the effect of a sex education tool. Afr J Phys Health Educ Recreat Dance 2015; 21:502-518.



27.Ellis WL. Risky sexual behaviors among sexually active first-year students matriculating at a historically Black college: is a positive self-image an instigator? Soc Work Health Care 2016; 55:125-143. [CrossRef]



28.Yüncü Z, Aydın C. Alkol madde kullanım bozukluklarında etiyoloji. Alkol, Madde Bağımlılığı tanı ve tedavi el kitabı. Eds. Evren C, Ögel K, Uluğ B. Türkiye Psikiyatri Derneği. Tuna Matbaası Ankara. 2012, 19-33.

29.Süngü H. Üniversite öğrencilerinin zararlı madde kullanımına ilişkin tutumları. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü Dergisi 2014; 11:167-194.



30.Arria AM, Caldeira KM, Kasperski SJ, Vincent KB, Griffiths RR, O’Grady KE. Energy drink consumption and ıncreased risk for alcohol dependence. Alcohol Clin Exp Res 2011; 35:365-375. [CrossRef]



31.Dikici S, Aydın LY, Kutlucan A, Ercan N. Enerji içecekleri hakkında neler biliyoruz? Dicle Tıp Dergisi 2012; 39:609-613. [CrossRef]



32.Calderia KM, Arria AM, O’Grady KE, Zarate Em, Vincent KB, Wish ED. Prospective associations between alcohol and drug consumption and risky sex among female college students. J Alcohol Drug Educ 2009; 53:nihpa115858.



33.Jere DL, Norr KF, Bell CC, Corte C, Dancy BL, Kaponda CP, Levy JA. Substance use and risky sexual behaviors among young men working at a rural roadside market in Malawi. J Assoc Nurses AIDS Care 2017; 28:250-265. [CrossRef]



34.Bisika T, Konyani S, Chamangwana I, Khanyizira G. An epidemiologic study of drug abuse and HIV and AIDS in Malawi. Afr J Drug Alcohol Stud 2008; 7:81-87.



35.Li K, Simons-Morton BG, Hingson R. Impaired-driving prevalence among US high school students: associations with substance use and risky driving behaviors. Am J Public Health 2013; 103:71-77. [CrossRef]



36.Shead NW, Derevensky JL, Fong TW, Gupta R. Characteristics of Internet gamblers among a sample of students at a large, public university in Southwestern United States. J Coll Stud Dev 2012; 53:133-148. [CrossRef]



37.Boyd CJ, Young A, Grey M, McCabe SE. Adolescents’ nonmedical use of prescription medications and other problem behaviors. J Adolesc Health 2009; 45:543-550. [CrossRef]



38.Reid AM, Graziano PA, Balkhi AM, McNamara JP, Cottler LB, Meneses E, Geffken GR. Frequent nonprescription stimulant use and risky behaviors in college students: the role of effortful control. J Am Coll Health 2015; 63:23-30. [CrossRef]



39.Erdem G, Eke CY, Ögel K, Taner S. Lise öğrencilerinde arkadaş özellikleri ve madde kullanımı. Bağımlılık Dergisi 2006; 7:111-116.



40.Vaughn MG, Nelson EJ, Salas-Wright CP, DeLisi M, Qian Z. Handgun carrying among White youth increasing in the United States: New evidence from the National Survey on drug use and health 2002-2013. Prev Med 2016; 88:127-133. [CrossRef]



41.Walter G, Dunn MS, Anderson P, Florkowski D. Students’ drinking status and likelihood of carrying a weapon on campus. Am J Health Stud 2015; 30:151-158.

42.Yalçın M, Eşsizoğlu A, Akkoç H, Yaşan A, Gürgen F. Dicle Üniversitesi öğrencilerinde madde kullanımını belirleyen risk faktörleri. Klinik Psikiyatri Dergisi 2009; 12:125-133.



43.Ögel K, Evren C, Karadağ F, Gürol TD. Bağımlılık Profil İndeksi’nin (BAPİ) geliştirilmesi, geçerlik ve güvenilirliği. Türk Psikiyatri Derg 2012; 23:264-273.



44.Eskin M, Kaynak-Demir H, Demir S. Same-sex sexual orientation, childhood sexual abuse, and suicidal behavior in university students in Turkey. Arch Sex Behav 2005; 34:185-195. [CrossRef]



45.Toprak S, Çetin İ, Guven T, Can G, Demircan C. Self-harm, suicidal ideation and suicide attempts among college students. Psychiatry Res 2011; 187:140-144. [CrossRef]



46.Ellis JB, Lamis DA. Adaptive characteristics and suicidal behavior: a gender comparison of young adults. Death Stud 2007; 31:845-854. [CrossRef]

47.Westefeld JS, Homaifar B, Spotts J, Furr S, Range L, Werth JL. Perceptions concerning college student suicide: data from four universities. Suicide Life Threat Behav 2005; 35:640-645. [CrossRef]



48.Garlow SJ, Rosenberg J, Moore JD, Haas AP, Koestner B, Hendin H, Nemeroff CB. Depression, desperation, and suicidal ideation in college students: results from the American Foundation for Suicide Prevention College Screening Project at Emory University. Depress Anxiety 2008; 25:482-488. [CrossRef]



49.Swannell SV, Martin GE, Page A, Hasking P, St John NJ. Prevalence of nonsuicidal self-injury in nonclinical samples: systematic review, meta-analysis and meta-regression. Suicide Life Threat Behav 2014; 44:273-303. [CrossRef]



50.Okman T. Türkiye’de intihar istatistiklerinin metodolojisi, sistemi ve eğilimi. Kriz Dergisi 1997; 5:43-58.

51.Devrimci-Ozguven H, Sayıl I. Suicide attempts in Turkey: Results of the WHO-EURO multicentre study on suicidal behavior. Can J Psychiatry 2003; 48:324-329. [CrossRef]



52.Şevik AE, Özcan H, Uysal E. İntihar girişimlerinin incelenmesi: risk faktörleri ve takip. Klinik Psikiyatri Dergisi 2012; 15:218-225.



53.Harmancı P. Dünya’daki ve Türkiye’deki intihar vakalarının sosyodemografik özellikler açısından incelenmesi. Hacettepe University Faculty of Health Sciences Journal 2015; 2(Suppl.):1-15.

54.Erel Ö, Gölge ZB. The relationship between risky behaviors and childhood abuse, impulsivity and risky behaviors in university students. Anadolu Psikiyatri Derg 2015; 16:189-197. [CrossRef]



55.Çamur D, Üner S, Çilingiroğlu N, Özcebe H. Risk taking behaviors of students from different faculties in a university. Toplum Hekimliği Bülteni 2007; 26:32-38.

56.Ögel K. Madde kullanım bozuklukları epidemiyolojisi. Turkiye Klinikleri Journal of Internal Medical Sciences 2005; 47:61-64.



57.Vaughn MG, Salas-Wright CP, DeLisi M, Maynard BR. Violence and externalizing behavior among youth in the United States: is there a severe 5%? Youth Violence Juv Justice 2014; 12:3-21. [CrossRef]



58.Ersay AR, Tortumluoğlu G. Türkiye’de ergen ve gençlerde üreme sağlığı. Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi 2006; 3:1-13.



59.Siyez DM, Siyez E. Üniversite öğrencilerinin cinsel yola bulaşan hastalıklara ilişkin bilgi düzeylerinin incelenmesi. Türk Üroloji Dergisi 2009; 35:49-55.



60.Noubiap JJ, Nansseu JR, Ndoula ST, Wang B, Jingi AM, Bigna JJ, Aminde LN, Youmbi RA, Fokom-Domgue J. Prevalence and correlates of HIV risky sexual behaviors among students attending the Medical and Social Welfare Center of the University of Maroua, Cameroon. BMC Res Notes 2015; 8:635. [CrossRef]

61.Duyan V, Ünal F, Çok F, Ünal S. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda ailelerin ve gençlerin bilgilendirilmesi. Türk HIV/AIDS Dergisi 2001; 4:11-16.



62.Seme A, Wirtu D. Premarital sexual practice among school adolescents in Nekemte Town, East Wollega. Ethiop J Health Dev 2008; 22:167-173.



63.Evcili F, Cesur B, Altun A, Güçtaş Z, Sümer H. Evlilik öncesi cinsel deneyim: ebelik bölümü öğrencileri görüş ve tutumları. Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi 2013; 2:486-498.



64.Akvardar Y, Aslan B. Ekici B, Öğün E, Şimşek T. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi dönem II öğrencilerinde sigara, alkol, madde kullanımı. Bağımlılık Dergisi 2001; 2:49-52.



65.Havaçeliği D. Partner ilişkilerindeki ilişki bağımlılığının, ebeveyn bağlanma stilleri ve madde kullanımı ile ilişkisi. Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı, İzmir, 2003.



66.Karaçam Ö, Totan T. Ege Üniversitesi öğrencileri arasında bağımlılık yapıcı madde kullanımının çok boyutlu ölçekleme yöntemiyle incelenmesi. Anadolu Psikiyatri Derg 2014; 15:116-123. [CrossRef]



67.Kayapınar FÇ, Özdemir İ. Öğrencilerin enerji içeceği tüketim bilincinin ve alışkanlığının araştırılmasında bir meslek yüksekokulu örneği. Ankara Sağlık Hizmetleri Dergisi 2016; 15:1-12.



68.Bahadırlı NB. Üniversite öğrencilerinde enerji içeceği tüketiminin alkol-madde kullanımına etkisi ve dürtüsellikle ilişkisi. Tıpta Uzmanlık Tezi, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Edirne, 2013.

69.O’Brien MC, Mccoy TP, Rhodes SD, Wagoner A, Wolfson M. Caffeinated cocktails: energy drink consumption, high-risk drinking, and alcohol-related consequences among college students. Acad Emerg Med 2008; 15:453-460. [CrossRef]



70.Reissig CJ, Strain EC, Griffiths RR. Caffeinated energy drinks-a grownig problem. Drug Alcohol Depend 2009; 99:1-10. [CrossRef]



71.Ekşi A. Çocuk, genç, anne ve babalar. Ankara: Bilgi Yayınevi, 1990.



72.Yüksel N, Dereboy Ç, Çifter İ. Üniversite ögrencileri arasında madde kullanımı. Turk Psikiyatri Derg 1994; 5:283-286.



73.Ögel K, Tamar D, Çakmak D. Madde bağımlılığı sorununda Türkiye’nin yerine bir bakış. Turk Psikiyatri Derg 1998; 9:301-307.



74.Akvardar Y, Demiral Y, Ergör G, Ergör A, Bilici M, Akil Ö. Substance use in a sample of Turkish medical students. Drug Alcohol Depend 2003; 72:117-121. [CrossRef]

75.Taner, S. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinde sigara, alkol ve madde kullanım yaygınlığı. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2005.



76.Görgün S, Tiryaki A, Topbaş M. Üniversite öğrencilerinde madde kullanma ve anne babaya bağlanma biçimleri. Anadolu Psikiyatri Derg 2010; 11:305-312.



77.Ulukoca N, Gökgöz Ş, Karakoç A. Klinik Araştırma Kırklareli Üniversitesi öğrencileri arasında sigara, alkol ve madde kullanım sıklığı. Fırat Tıp Dergisi 2013; 18:230-234.



78.Dayı A, Güleç G, Mutlu F. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencilerinde sigara, alkol ve madde kullanım yaygınlığı. Dusunen Adam: The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences 2015; 28:309-318. [CrossRef]



79.Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) Raporu 2013. http://www.sck.gov.tr/oecd/2013%20T%C3%BCrkiye%20Uyu%C5%9Fturucu%20Raporu.pdf Erişim tarihi: 08.02.2017.



80.İlhan İÖ, Yıldırım F, Demirbaş H, Doğan YB. Prevalance and sociodemographic correlates of substance use in a university student sample in Turkey. Int J Public Health 2009; 54:40-44. [CrossRef]



81.Onya HE, Flisher AJ. Prevalence of substance use among rural high school students in Limpopo Province, South Africa. Afr J Drug Alcohol Stud 2008; 7:71-80.



82.Borges G, Nock MK, Haro Abad JM, Hwang I, Sampson NA, Alonso J, Andrade LH, Angermeyer MC, Beautrais A, Bromet E, Bruffaerts R, de Girolamo G, Florescu S, Gureje O, Hu C, Karam EG, Kovess-Masfety V, Lee S, Levinson D, Medina-Mora ME, Ormel J, Posada-Villa J, Sagar R, Tomov T, Uda H, Williams DR, Kessler RC. Twelve-month prevalence of and risk factors for suicide attempts in the World Health Organization World Mental Health Surveys. J Clin Psychiatry 2010; 71:1617-1628. [CrossRef]



83.Bildik T, Somer O, Kabukçu Başay B, Başay Ö, Özbaran B. Kendine zarar verme davranışı değerlendirme envanterinin Türkçe formunun geçerlik ve güvenilirlik çalışması. Turk Psikiyatri Derg 2013; 24:49-57.



84.Aksoy A, Ögel K. Kendine zarar verme davranışı. Anadolu Psikiyatri Derg 2003; 4:226-236.



85.Doku D. Substance use and risky sexual behaviours among sexually experienced Ghanaian youth. BMC Public Health 2012; 12:571. [CrossRef]



86.Rostad WL, Silverman P, Mcdonald MK. Daddy’s little girl goes to college : an investigation of females’ perceived closeness with fathers and later risky behaviors. J Am Coll Health 2014; 62:213-220. [CrossRef]



87.Tot Ş, Yazıcı A, Yazıcı K, Erdem P, Bal N, Metin Ö. Mersin’de ergenler arasında sigara, alkol ve yasa dışı madde kullanım oranlarının yaygınlığı: ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin karşılaştırılması. New Symposium 2004; 42:77-81.



88.Poscia A, Parente P, Frisicale EM, Teleman AA, de Waure C, Di Pietro ML. Risky behaviours among university students in Italy. Ann Ist Super Sanita 2015; 51:111-115.

MAKALE GÖNDER
11. Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi
DÜŞÜNEN ADAM BROŞÜRLERİ
KAPAK
Creative Commons Lisansı

Düşünen Adam : Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Düşünen Adam - Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Yayıncı
Yerküre Tanıtım ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.