Şizofrenide klinik içgörünün psikiyatrik semptomlar ve bilişsel işlevler ile ilişkisi
Pelin Kurtgoz Zorlu, Omer Bilgic, Tuba Sahin, Nabi Zorlu
Makale No: 1   Makale Türü:  Araştırma
Amaç: Şizofrenide bozulmuş içgörünün etiyolojisini anlamak; içgörü kazandırmak, tedavi uyumu ve tedavi yanıtları için etkili müdahale yöntemleri geliştirmek açısından önemlidir. Çalışmamızda, şizofreni hastalarında, klinik özellikler ve bilişsel işlevler ile klinik içgörünün farklı boyutları arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır.

Yöntem: Çalışmaya DSM-5’e göre şizofreni tanı kriterlerini karşılayan 59 hasta alınmıştır. Tüm olguların ilaç tedavisi sürmektedir ve son 3 ay içinde hastane yatışı ve ilaç tedavisinde değişiklik olmamıştır. Hastalar pozitif ve negatif sendrom ölçeği (PANSS), Akıl Hastalığına İçgörüsüzlük Ölçeği (AHİÖ), Wisconsin Kart Eşleme Testi (WKET), Stroop Testi, İşitsel Üçlü Sessiz Harf Sıralaması Testi (İÜSHST) ve İz Sürme Testi ile değerlendirilmiştir.

Bulgular: Ortalama yaş 41.1±10.3 yıl olarak saptanmıştır. Çalışmaya alınan hastaların %71.2’si erkek (s=42) ve %28.8’i (s=17) kadındır. Hastalığın ortalama başlangıç yaşı 24.6±7.6 yıl, hastalığın ortalama süresi 16.5±9.4 yıl ve ortalama hastanede yatış sayısı 2.6±2.8 olarak saptanmıştır. PANSS pozitif ve genel puanlarının AHİÖ toplam puanı için, PANSS genel puanı ve hastalık süresinin AHİÖ-hastalığın farkında olma puanı için, PANSS pozitif ve genel puanlarının AHİÖ-tedavi etkisinin farkında olma puanı için ve PANSS genel puanı ve hastalık başlangıç yaşının AHİÖ-sosyal sonuçların farkında olma puanı için öngördürücü olduğu saptanmıştır.

Sonuç: Klinik içgörü ile ilişkili olabilecek etkenlerin değerlendirildiği bu çalışmada, şizofreni hastalarında klinik içgörünün pozitif ve genel semptomlarla ilişkili olduğu ancak, negatif semptomlar ve nörokognitif bozulma ile ilişkili olmadığı saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: İçgörü, nörobilişsel işlevler, pozitif semptomlar, şizofreni
Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi: 2017;30:79-85
Tüm Metin:

GİRİŞ

Şizofreni hastalarının %50 ila %80’inin, hastalıklarına karşı kısmen ya da tamamen içgörülerinin olmadığı gösterilmiştir (1). Son yıllarda araştırmacılar klinik ve bilişsel içgörü olmak üzere iki tip içgörü tanımlamışlardır (2). Klinik içgörü, bir akıl hastalığına sahip olmanın, hastalık semptomlarının ya da tedavi ihtiyacının farkında olma gibi, hastalığın klinik yansımalarının farkında olma ile kavramsallaştırılmıştır ve bu temelde ölçülmektedir (3). Bilişsel içgörü ise, kişinin kendisini diğerlerinden ayırt edebilme, kendi düşünce ve yorumlarını değerlendirebilme yetisini ifade etmektedir (4). Psikiyatri hastalarının hastalıklarına olan içgörülerinin doğası ve derecesinin önemli etkileri olabilmektedir; şöyle ki, zayıf içgörü hastalığın geç tanınmasına, tedaviye yetersiz uyuma ve yetersiz sağaltıma neden olabilmektedir (5). Bunlara ek olarak, zayıf içgörü, sosyal (6) ve mesleki işlevsellikte azalmayla (7) ve yaşam kalitesindeki bozulmayla ilişkilendirilmiştir (8). Tüm bunlardan dolayı, şizofrenide bozulmuş içgörünün etiyolojisini anlamak; içgörü kazandırmak, tedavi uyumu ve tedavi yanıtları için etkili müdahale yöntemleri geliştirmek açısından önemlidir.

İçgörüsüzlüğe neden olan mekanizmaların tam olarak bilinmemesine karşın, olası etiyolojik modeller ileri sürülmüştür. Bu modellerden ilki, zayıf içgörüyü şizofreninin birincil bulgusu şeklinde ele almaktadır (9). Ancak bu modeli araştıran geçmiş çalışmalarda çelişkili sonuçlar saptanmıştır (5). Literatürde zayıf içgörü ile pozitif bulgular (10) ve negatif bulgular (11) arasında ilişki saptayan çalışmalar olduğu gibi, herhangi bir ilişki saptamayan çalışmalar da mevcuttur (12,13).

Diğer bir etiyolojik model ise, zayıf içgörüyü bozulmuş nörokognitif işlevlerin bir parçası olarak görmektedir. Bu modeli inceleyen geçmiş çalışmalarda da tutarlı sonuçlar saptanmamıştır. Bazı çalışmalarda zayıf içgörüyle, yürütücü işlevler (14,15) ve bellek bozukluğu (16) arasında ilişki olduğu gösterilirken, diğer çalışmalarda herhangi bir ilişki saptanmamıştır (17,18). Yakın zamanda yapılan bir meta-analizde ise, nörokognitif bozulmanın klinik içgörü üzerine anlamlı fakat küçük bir etkisi olduğu gösterilmiştir (19).

Bu çalışmanın amacı, kronik ve stabil şizofreni hastalarında, son 3 ay içinde psikotik bulgularında belirgin değişiklik olmayan hastalar ve bilişsel işlevler ile klinik içgörü ve 3 farklı boyutu arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. İlk hipotezimiz klinik içgörü ile pozitif ve negatif semptomlar arasında negatif bir ilişki saptanacağıdır. İkinci hipotezimiz ise, düşük örneklem sayımızdan dolayı klinik içgörü ve bilişsel işlevler arasında ilişki saptanmayacağıdır.

YÖNTEM

Çalışmaya Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde ayaktan izlenen ve DSM-5’e göre şizofreni tanı kriterlerini karşılayan, ilaç tedavisi sürmekte olan, son 3 ay içinde hastane yatışı ve ilaç tedavisinde değişiklik olmayan 59 stabil hasta alınmıştır. Onsekiz yaşından küçük ya da 65 yaşından büyük olanlar, bilinç kaybına neden olan kafa travması öyküsü olanlar, nörolojik hastalığı olanlar, son 1 yıl içinde alkol veya madde kullanım bozukluğu olanlar ve mental retardasyonu olanlar çalışmaya alınmamıştır. Çalışma için yerel etik kurul onayı alınmıştır. Bütün hastalardan bilgilendirilmiş yazılı onam alınmıştır.

Hastalar araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyodemografik ve klinik veri formu, pozitif ve negatif sendrom ölçeği (PANSS), Akıl Hastalığına İçgörüsüzlük Ölçeği (AHİÖ), Wisconsin Kart Eşleme Testi (WKET), Stroop Testi, İşitsel Üçlü Sessiz Harf Sıralaması Testi (İÜSHST) ve İz Sürme Testi (İST) ile değerlendirilmiştir.

Ölçekler

Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği (PANSS): Kay ve arkadaşları (20) tarafından geliştirilen, otuz maddelik ve yedi puanlı yarı yapılandırılmış bir görüşme ölçeğidir. Otuz psikiyatrik parametreden yedisi pozitif belirtiler alt ölçeğine, yedisi negatif belirtiler alt ölçeğine ve geri kalan on altısı genel psikopatoloji alt ölçeğine aittir. Ölçeğin Türkçe güvenirlik ve geçerlik çalışması Kostakoğlu ve arkadaşları (21) tarafından yapılmıştır.

Akıl Hastalığına İçgörüsüzlük Ölçeği (AHİÖ): Amador ve arkadaşları (22) tarafından geliştirilen ve klinisyen tarafından doldurulan likert tipi bir ölçektir. İstatistik analizlerde, hastalığın farkında olma, tedavi etkisinin farkında olma ve sosyal sonuçların farkında olmanın değerlendirildiği ilk üç madde ve bu 3 maddenin puanları toplanarak elde edilen toplam puan kullanılmıştır. Her madde 1’den 5’e kadar puanlanmaktadır. Yüksek puanlar zayıf içgörüyü göstermektedir. Ölçeğin Türkçe güvenirlik ve geçerlik çalışması Bora ve arkadaşları (23) tarafından yapılmıştır.

Wisconsin Kart Eşleme Testi (WKET): Heaton tarafından geliştirilmiştir (24). Frontal lob işlevlerini ölçmede kullanılan testlerden Wisconsin kart eşleme testinin, özellikle dorsolateral prefrontal korteks işlevleri için duyarlı olduğu kabul edilmektedir (25). Çalışmada bilgisayar versiyonu kullanılmıştır. Wisconsin kart eşleme testinde başarı, eşleme ilkesinin kavranmasına bağlıdır. Bu test için her biri renk, biçim ve miktarına göre 3 gruptan oluşan 128 geometrik desenli kart kullanılır. Zaman sınırlaması yoktur. Türkçe adaptasyon çalışmaları Karakaş ve arkadaşları (26) tarafından yapılmıştır. Değerlendirmede perseveratif hata sayısı ve tamamlanmış kategori sayısı kullanılmıştır.

Stroop Testi: Karıştırıcı uyaranları ihmal edebilme yetisini incelemek için, sözcük okumaya karşın renk adlandırmayı kullanan bir testtir (27). Testi yapabilmek için yalnızca bir görsel özelliğin seçici olarak işlenmesi, diğerlerinin engellenmesi gerekir. Stroop testi, siyah yazılmış renk adlarını okuma, renkli kare ya da noktaların rengini söyleme, kelime ile farklı renkle yazılmış renk adlarını okuma ve renkli yazılmış kelimeleri okumayıp renklerini söyleme şeklinde dört bölümden oluşmaktadır. Türkçe adaptasyon çalışmaları Karakaş ve arkadaşları (26) tarafından yapılmıştır.

İşitsel Üçlü Sessiz Harf Sıralaması Testi (İÜSHST): İşleyen belleği değerlendiren bir testtir. Testin değerlendirilmesinde doğru hatırlanan harf sayılarının toplamı kullanılmıştır. Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır (28).

İz Sürme Testi (İST): Reitan (29) tarafından geliştirilmiştir. Araştırmamızda B bölümünün süresi değerlendirmeye alınmıştır (30).

İstatistiksel Analiz

Tüm istatistiksel değerlendirmeler SPSS (Armonk, New York, ABD) paket programı kullanılarak yapılmıştır. Sayısal değişkenlerin normal dağılıp dağılmadıkları, Kolmogorov-Simirnov testi ile değerlendirilmiştir. AHİÖ ölçek puanlarının çoğunluğunun normal dağılmadığı saptandığı için, içgörü puanları ile hastalık başlangıç yaşı, hastalık süresi, yatış sayısı, PANSS puanları ve nöropsikolojik test puanları arasındaki korelasyon analizlerinde, Spearman korelasyon analizi uygulanmıştır. Klinik içgörüyü öngörücü değişkenleri belirlemek amacıyla, lineer regresyon analizi uygulanmıştır. Bu analize, içgörü puanları ile korelasyon gösteren değişkenler alınmıştır. Anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir.

BULGULAR

Hastaların yaş ortalaması 41.1±10.3 yıl saptanmıştır. Çalışmaya alınan hastaların %71.2’si erkek (s=42) ve %28.8’i (s=17) kadındır. Eğitim süresi ortalaması 7.7±3.4 yıldır. Hastalığın ortalama başlangıç yaşı 24.6±7.6 yıl, hastalığın ortalama süresi 16.5±9.4 yıl ve ortalama hastanede yatış sayısı 2.6±2.8 olarak saptanmıştır. Hastaların %64.4’ünün bekar (s=38), %23.7’sinin evli (s=14) ve %11.9’unun (s=7) boşanmış olduğu saptanmıştır. Hastalara son 3 ayda uygulanan tedaviler incelendiğinde; %44.1’nin (s=26) sadece atipik antipsikotik, %30.5’inin (s=18) atipik antipsikotik ve antidepresan, %16.9’unun (s=10) atipik antipsikotik ve tipik antipsikotik, %8.5’inin (s=5) atipik antipsikotik, tipik antipsikotik ve antidepresan kullandığı belirlenmiştir.

AHİÖ, PANSS ve nörokognitif test puanları Tablo 1’de gösterilmektedir.

AHİÖ puanları ile klinik değişkenler, PANSS ve nöropsikolojik testler arasındaki korelasyon Tablo 2’de gösterilmektedir. AHİÖ toplam puanı ile hastalık başlangıç yaşı arasında negatif korelasyon, PANSS pozitif ve genel puanları arasında ise pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır. AHİÖ-hastalığın farkında olma puanı ile hastalık süresi arasında negatif korelasyon, PANSS pozitif ve genel puanları arasında ise pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır. AHİÖ-tedavi etkisinin farkında olma puanı ile hastalık başlangıç yaşı arasında negatif korelasyon, PANSS pozitif ve genel puanları arasında ise pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır. AHİÖ-sosyal sonuçların farkında olma puanı ile hastalık başlangıç yaşı arasında negatif korelasyon, PANSS genel puanları arasında ise pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır.

Klinik içgörüyü öngören değişkenler Tablo 3’te verilmiştir. PANSS pozitif ve genel puanlarının AHİÖ toplam puanı için, PANSS genel puanı ve hastalık süresinin AHİÖ-hastalığın farkında olma puanı için, PANSS pozitif ve genel puanlarının AHİÖ-tedavi etkisinin farkında olma puanı için ve PANSS genel puanı ve hastalık başlangıç yaşının AHİÖ-sosyal sonuçların farkında olma puanı için öngördürücü olduğu saptanmıştır.

TARTIŞMA

Klinik içgörü ile ilişkili olabilecek etkenlerin değerlendirildiği bu çalışmada, hem pozitif semptomlar hem de genel semptomlardaki artışın klinik içgörüdeki azalmayı öngördüğü saptanmıştır. Bu bulgular geçmiş çalışmalarla uyumludur. Amador ve arkadaşları (1) içgörünün, sanrılar ve dezorganizasyon gibi pozitif semptomlarla güçlü bir şekilde korele olduğunu bildirmişlerdir. Nieto ve arkadaşları (31) da, 96 akut psikotik bozukluğu olan hastayla yaptıkları araştırmada, içgörünün pozitif ve genel semptomlarla ilişkili olduğunu, fakat negatif semptomlarla ilişkili olmadığını saptamışlardır. Yakın zamanlı bir diğer çalışmada da zayıf içgörünün pozitif semptomlar ve şiddet davranışı ile bağlantılı olduğu bildirilmiştir (32). Tedavi öyküsü olan ve olmayan şizofreni hastalarının karşılaştırıldığı bir çalışmada, pozitif semptom skorları ve içgörü arasında anlamlı korelasyon saptanmıştır (33). Yine, çalışmamızla uyumlu olarak, Kim ve arkadaşları (34), pozitif semptomlarla (özellikle sanrılar, halüsinasyonlar ve dağınık düşünce) içgörü arasında korelasyon olduğunu saptamışlardır. Türkiye’de yapılmış bir çalışmada da pozitif bulgular ile içgörü arasında negatif korelasyon saptanmıştır (35). Pozitif bulgulardaki artış ile içgörüdeki azalma arasında saptanan ilişki literatürde çeşitli şekillerde açıklanmıştır. İlk açıklama, pozitif bulguların en önemli parçası olan sanrılarda, kişinin günlük olaylara dair sebep-sonuç ilişkisini kuramamasına yol açan mekanizmanın, aynı şekilde hastalığa bağlı gelişen olaylar için de sebep-sonuç ilişkisi kurulmasını engellediği ve bu nedenle de hastaların hastalıklarına karşı içgörü geliştirememelerinin beklenen bir durum olduğu şeklindedir (11). İkinci olası açıklama ise, kişinin kendi zihinsel süreçlerine karşı farkındalığının azalmasına bağlı olarak şizofreni hastalarında içgörünün bozulduğu şeklindedir. Şizofreni hastalarında yapılan yakın zamanlı bir işlevsel beyin görüntüleme çalışmasında, klinik içgörü ile kortikal orta hat yapılarındaki ve frontopolar korteksteki aktivasyon arasında ilişki saptanmıştır. Bu bölgelerin, sağlıklı kişilerin kendini ve kendi zihinsel süreçlerini değerlendirmesiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir (36). Çalışmamızda içgörüyle negatif semptomlar arasında herhangi bir ilişki saptanmamış olduğu da düşünüldüğünde bulgularımız, şizofreni hastalarındaki içgörü eksikliğinin pozitif semptomların bir parçası olabileceği şeklindeki açıklama ile de uyum göstermektedir. Bu hipoteze göre şizofreni hastalarındaki zayıf içgörü, yaşamında yol açtığı belirgin olumsuzluklara rağmen hastanın ısrarla hastalığını inkar ettiği özel bir sanrı tipidir (37).

Hipotezimizin aksine çalışmamızda negatif bulgular ile içgörü arasında herhangi bir ilişki saptanmamıştır. Bugüne kadar içgörü ile negatif bulgular arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarda çelişkili sonuçlar elde edilmiştir. Bazı çalışmalar içgörü ile negatif bulgular arasında ilişki saptarken (10,11), diğer çalışmalar herhangi bir ilişki saptamamıştır (31,35). Çalışmalar arasındaki çelişkili sonuçların sebepleri arasında, farklı içgörü ölçeklerinin kullanımı, küçük örneklem sayısı ve çalışmalara farklı klinik özelliklere sahip hastaların alınması olabilir.

İçgörü ve nörokognitif işlevler arasında anlamlı bir ilişki saptamayan bu çalışma, içgörüyle yürütücü işlevler, bellek ve dikkat arasında ilişki saptamamış olan geçmiş çalışmalarla uyumludur (10,17,18). Ancak, yakın zamanlı bir meta-analizde ise nörokognitif işlevler ile klinik içgörü arasında anlamlı ama küçük bir ilişki saptanmıştır (19). Çalışmamızdaki örneklem sayısının düşük olması, içgörü ile nörokognitif testler arasında ilişki bulamamamızın sebeplerinden birisi olabilir. Diğer bir sebep ise, çalışmalara alınan şizofreni hastalarının farklı klinik özelliklere sahip olması olabilir. Örneğin, Quee ve arkadaşları (38), içgörü ile nörokognitif testler arasında, hastalığın farklı dönemlerinde farklı korelasyonlar saptandığını bildirmiştir. Çalışmamıza kronik ve stabil şizofreni hastalarının alınmış olması nedeniyle psikotik alevlenmesi olan veya hastalığı yeni başlamış olan şizofreni hastalarında içgörü ile nörokognitif işlevler arasında ilişki olma ihtimali dışlanamaz. Sonuç olarak bulgularımızı kronik ve stabil şizofreni hastalarında, klinik içgörünün bozulmasında, nörokognitif bozulmanın etkili olmadığını ya da düşük oranda etkili olduğunu düşündürmektedir.

Çalışmanın birçok kıstlılığı mevcuttur. Bunlardan ilki, kesitsel olması nedeniyle değişkenler arasındaki sebep-sonuç ilişkisinin uzunlamasına çalışmalarla aydınlatılması gerekliliğidir. İkinci kıstlılığımız, tüm hastalar antipsikotik tedavi kullandığı için tedavinin klinik içgörü üzerine olan olası etkisini dışlamamazın mümkün olmamasıdır. Diğer kısıtlılıklar, örneklem grubunun ağırlıklı olarak erkeklerden oluşması, genellikle 40’lı yaşlarda olması, uzun hastalık süresine sahip olması ve tedaviyi kabul eden bir grup olmasıdır. Bu nedenlerle, bulguların ne ölçüde, kadın hastalara, ilk epizod hastalara, düzenli tedavi almayan hastalara ve hastalığın farklı evrelerine genellenebileceği bilinememektedir. Yeni tanı almış, ilaç kullanımı olmayan genç hastalarda yapılacak çalışmalar içgörü ile ilişkili faktörlerin aydınlatılmasında önemli bir katkı sunacaktır.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması beyan etmemişlerdir.

Finansal destek: Yazarlar finansal destek beyan etmemişlerdir.

KAYNAKLAR

1. Amador XF, Gorman JM. Psychopathologic domains and insight in schizophrenia. Psychiatr Clin North Am 1998; 21:27-42. [CrossRef]



2. Lysaker PH, Roe D, Yanos PT. Toward understanding the insight paradox: internalized stigma moderates the association between insight and social functioning, hope, and self-esteem among people with schizophrenia spectrum disorders. Schizophr Bull 2007; 33:192-199. [CrossRef]



3. Amador XF, Flaum M, Andreasen NC, Strauss DH, Yale SA, Clark SC, Gorman JM. Awareness of illness in schizophrenia and schizoaffective and mood disorders. Arch Gen Psychiatry 1994; 51:826-836. [CrossRef]



4. Beck AT, Baruch E, Balter JM, Steer RA, Warman DM. A new instrument for measuring insight: the Beck Cognitive Insight Scale. Schizophr Res 2004; 68:319-329. [CrossRef]



5. Lincoln TM, Lüllmann E, Rief W. Correlates and long-term consequences of poor insight in patients with schizophrenia. A systematic review. Schizophr Bull 2007; 33:1324-1342. [CrossRef]



6. Erol A, Delibas H, Bora O, Mete L. The impact of insight on social functioning in patients with schizophrenia. Int J Soc Psychiatry 2015; 61:379-385. [CrossRef]

7. Lysaker PH, Bryson GJ, Bell MD. Insight and work performance in schizophrenia. J Nerv Ment Dis 2002; 190:142-146. [CrossRef]



8. Rocca P, Castagna F, Mongini T, Montemagni C, Bogetto F. Relative contributions of psychotic symptoms and insight to quality of life in stable schizophrenia. Psychiatry Res 2010; 177:71-76. [CrossRef]



9. Collins AA, Remington GJ, Coulter K, Birkett K. Insight, neurocognitive function and symptom clusters in chronic schizophrenia. Schizophr Res 1997; 27:37-44. [CrossRef]



10. Chan KK. Associations of symptoms, neurocognition, and metacognition with insight in schizophrenia spectrum disorders. Compr Psychiatry 2016; 65:63-69. [CrossRef]



11. Mingrone C, Rocca P, Castagna F, Montemagni C, Sigaudo M, Scalese M, Rocca G, Bogetto F. Insight in stable schizophrenia: relations with psychopathology and cognition. Compr Psychiatry 2013; 54:484-492. [CrossRef]



12. Greenberger C, Serper MR. Examination of clinical and cognitive insight in acute schizophrenia patients. J Nerv Ment Dis 2010; 198:465-469. [CrossRef]

13. Wiffen BD, Rabinowitz J, Lex A, David AS. Correlates, change and “state or trait” properties of insight in schizophrenia. Schizophr Res 2010; 122:94-103. [CrossRef]



14. Chan SK, Chan KK, Lam MM, Chiu CP, Hui CL, Wong GH, Chang WC, Chen EY. Clinical and cognitive correlates of insight in first-episode schizophrenia. Schizophr Res 2012; 135:40-45. [CrossRef]

15. Chan SK, Chan KK, Hui CL, Wong GH, Chang WC, Lee EH, Tang JY, Chen EY. Correlates of insight with symptomatology and executive function in patients with first-episode schizophrenia-spectrum disorder: a longitudinal perspective. Psychiatry Res 2014; 216:177-184. [CrossRef]



16. Keshavan MS, Rabinowitz J, DeSmedt G, Harvey PD, Schooler N. Correlates of insight in first episode psychosis. Schizophr Res 2004; 70:187-194. [CrossRef]



17. Simon V, De Hert M, Wampers M, Peuskens J, van Winkel R. The relation between neurocognitive dysfunction and impaired insight in patients with schizophrenia. Eur Psychiatry 2009; 24:239-243. [CrossRef]



18. Stefanopoulou E, Lafuente AR, Saez Fonseca JA, Huxley A. Insight, global functioning and psychopathology amongst in-patient clients with schizophrenia. Psychiatr Q 2009; 80:155-165. [CrossRef]



19. Nair A, Palmer EC, Aleman A, David AS. Relationship between cognition, clinical and cognitive insight in psychotic disorders: a review and meta-analysis. Schizophr Res 2014; 152:191-200. [CrossRef]



20. Kay SR, Fiszbein A, Opler LA. The positive and negative syndrome scale (PANSS) for schizophrenia. Schizophr Bull 1987; 13:261-276. [CrossRef]



21. Kostakoğlu AE, Batur S, Tiryaki A, Göğüş A. Pozitif ve negatif sendrom ölçeğinin (PANSS) Türkçe uyarlamasının geçerlilik ve güvenilirliği. Türk Psikoloji Dergisi 1999; 14:23-34.

22. Amador XF, Strauss DH, Yale SA, Flaum MM, Endicott J, Gorman JM. Assessment of insight in psychosis. Am J Psychiatry 1993; 150:873-879. [CrossRef]



23. Bora E, Özdemir F, Özaşkınlı S. Akıl hastalığına içgörüsüzlük ölçeğinin kısaltılmış Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliği. Türkiye’de Psikiyatri 2006; 8:74-80.

24. Heaton R. The Wisconsin card sorting test manual. Odesa, FL: Psychological Assessment Resources 1981.

25. Weinberger DR, Berman KF, Zec RF. Physiologic dysfunction of dorsolateral prefrontal cortex in schizophrenia. I. Regional cerebral blood flow evidence. Arch Gen Psychiatry 1986; 43:114-124. [CrossRef]



26. Karakaş S, Irak M, Ersezgin ÖU. Wisconsin Kart Eşleme Testi (WCST) ve Stroop Testi TBAG formu puanlarının test içi ve testler-arası ilişkileri. X. Ulusal Psikoloji Kongresi Özet Kitabı, 1998, 44.

27. Golden CJ. Stroop Color and Word Test. Chicago, IL; Stoelting, 1978.

28. Anil EA, Kivircik BB, Batur S, Kabakci E, Kitiş A, Guven E, Basar K, Turgut TI, Arkar H. The Turkish version of the Auditory Consonant Trigram Test as a measure of working memory: a normative study. Clin Neuropsychol 2003; 17:159-169. [CrossRef]



29. Reitan RM. Validity of the Trail making Test as an indicator of organic brain damage. Percept Mot Skills 1958; 8:271-276. [CrossRef]

30. Türkeş N, Can H, Kurt M, Elmastaş Dikeç B. İz Sürme Testi’nin 20-49 yaş aralığında Türkiye için norm belirleme çalışması. Turk Psikiyatri Derg 2015;26:189-196.

31. Nieto L, Cobo J, Pousa E, Blas-Navarro J, García-Parés G, Palao D, Obiols JE. Insight, symptomatic dimensions, and cognition in patients with acute-phase psychosis. Compr Psychiatry 2012; 53:502-508. [CrossRef]



32. Ekinci O, Ekinci A. Association between insight, cognitive insight, positive symptoms and violence in patients with schizophrenia. Nord J Psychiatry 2013; 67:116-123. [CrossRef]



33. Tirupati S, Padmavati R, Thara R, McCreadie RG. Insight and psychopathology in never-treated schizophrenia. Compr Psychiatry 2007; 48:264-268. [CrossRef]



34. Kim Y, Sakamoto K, Kamo T, Sakamura Y, Miyaoka H. Insight and clinical correlates in schizophrenia. Compr Psychiatry 1997; 38:117-123. [CrossRef]



35. Dankı D, Dilbaz N, Okay İT, Telci Ş. Şizofreni tanısı olan hastalarda içgörünün aile öyküsü, pozif ve negaf belirlerle ilişkisi. Turk Psikiyatri Derg 2007; 18:129-136.

36. Raij TT, Riekki TJ, Hari R. Association of poor insight in schizophrenia with structure and function of cortical midline structures and frontopolar cortex. Schizophr Res 2012; 139:27-32. [CrossRef]



37. Brankovi S. Boredom, dopamine, and the thrill of psychosis: psychiatry in a new key. Psychiatr Danub 2015; 27:126-137.

38. Quee PJ, van der Meer L, Bruggeman R, de Haan L, Krabbendam L, Cahn W, Mulder NC, Wiersma D, Aleman A. Insight in psychosis: relationship with neurocognition, social cognition and clinical symptoms depends on phase of illness. Schizophr Bull 2011; 37:29-37. [CrossRef]

Düşünen Adam - Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Yayıncı
Yerküre Tanıtım ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.